Eğitim Bir-Sen’e bağlı sendika üyeleri Şanlıurfa’nın Siverek ilçesindeki okul saldırısını protesto etmek için bugün 1 günlük iş bırakma eylemi yaptı. Memur-Sen’e bağlı Eğitim-Bir-Sen üyeleri kitlesel basın açıklaması için toplandı. Türkiye genelinde eş zamanlı olarak gerçekleştirilen açıklamayı Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanı Zeki Öz yaptı. Başkan Öz açıklamasında şu görüşler yer verdi: “Dün Urfa Siverek Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde, menfur bir saldırı yaşandı. 4Öğretmen ve 10 öğrenci silahlı saldırı sonucu yaralandı. Bunlardan bazılarının durumu ağır. Bu saldırıyı kınıyor ve lanetliyoruz. Bir kez daha görülmüştür ki; okullarımızda eğitimcilerimize ve öğrencilerimize yönelen şiddet olayları münferit eylemler olmaktan çıkmıştır. Okullardaki şiddet olayları toplumsal bir sorun haline gelmiş ve toplumsal çürümeyi gün yüzüne çıkarmıştır. Eğitim sistemimizin en önemli paydaşlarından biri olarak; daha iyi bir eğitim, daha iyi bir müfredat ve güvenli bir okul talebimizi buradan bir kez daha ifade etmek istiyorum. Eğitim Öğretim ve Bilim Hizmetlerinin yetkili sendikası olarak benzer taleplerimizi daha önce de defalarca ifade ettik. Ama maalesef yetkililer çözüm üretmekte isteksiz davranıyor.

Eğitimciye yönelen şiddetin vaka-i âdiyeden sayıldığı, eğitim çağındaki çocukların şiddete başvurduğu, silaha kolayca ulaşarak pervasızca suç işlediği bir zaman diliminde yaşıyoruz. Aklına esenin, aklı kesenin ya da aklı başında olmayanın öğretmene, okul yöneticisine, eğitim çalışanına, öğrenciye şiddet uyguladığı, can güvenliğinin eğitim-öğretimin önüne geçtiği bir zemine doğru hızla yol alıyoruz. Eğitimciye şiddetin, bireysel suç vakaları olmaktan çıkarak eğitim, aile ve toplum politikalarının sorgulanmasını gerektiren bir iş güvenliği sorununa dönüştüğünü üzülerek müşahede ediyoruz.
Eğitimcilere yönelik saldırılar; geleceğimizi karartmakta, eğitim camiasını tedirgin etmekte, can güvenliğini çalışma hayatında başat sorun haline getirmektedir. Eğitimcilere yönelik saldırı, eğitim çağındaki çocuklardan, öğrencilerimizden kaynaklandığında aklımızı körleştirmekte, ruhumuzu karartmakta, benliğimizi esir almakta, irfanımızı yok etmektedir.

Eğitim, şiddeti ortadan kaldıracak bir unsur olarak nitelendirilirken; şiddetin, eğitimi tehdit ve tahdit eder boyuta ulaşması, acil ve köklü çözüm bulmayı zaruri hâle getirmektedir Evrensel hukuk ve anayasada ifadesini bulan hayat hakkı ve can güvenliği ilkesi çerçevesinde; devletin ölüme, yaralanmaya ve zarara sebebiyet verilmesini önleme yükümlülüğü vardır. Devlet, vatandaşlarını korumak için gerekli tedbirleri almak zorundadır. Aynı sekilde devlet, okullarda güvenli ve huzurlu bir çalışma ve eğitim-öğretim ortamı tesis etmek durumundadır. MEB’in birinci önceliği, eğitim kurumlarında güvenlik olmalıdır.

BİRİNCİ ÖNCELİK OKULDA GÜVENLİK

Eğitim kurumlarında yaşanan şiddet olayları, yalnızca güvenlik boyutuyla değil; sosyal, psikolojik, eğitsel ve değerler yönleriyle birlikte ele alınmalıdır. Bu çerçevede:

* Okulların güvenlik personeli ihtiyacı karşılanmalı.

* Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri daha etkin ve daha erişilebilir hale getirilmeli, öğrenci sayısına bakılmaksızın her okula rehber öğretmen verilmeli, riskli okulların rehber öğretmen normu artırılmalı.

* Okul-aile iş birliği okul güvenliği ekseninde yeniden ele alınmalı.

* Riskli durumların erken tespiti ve önlenmesine yönelik mekanizmalar, daha işlevsel hale getirilmeli.

* Öğretmene saygıyı yeniden tesis etmek için hem millî-manevî değerlerimizden, köklü geleneklerimizden hem de dünyadaki örnek uygulamalardan faydalanmalıyız.

* Öğretmenliğin itibar kazanması ve eğitim sistemimizin istendik seviyeye gelmesi için öğretmenlik mesleğinin öncelikle tercih edilmesini sağlayacak maddî-manevî koşulları oluşturmalıdır.

* Eğitim süreçlerinde öğrencilerin yalnızca akademik değil; sosyal, duygusal ve psikolojik gelişimlerini de destekleyen bütüncül bir yaklaşıma daha fazla ağırlık verilmeli.

* Okula aidiyet duygusunu geliştirecek, insana saygıyı artıracak tedbirler alınmalı.

* Emniyet işbirliği ile okul giriş ve çıkışlarında ve okul çevresinde daha etkin denetimler yapılmalı.

* MEB’in merkez ve taşra teşkilatında okul güvenliği ile alakalı ayrı bir birim kurulmalı.

* Tüm okul türlerinde disiplin mevzuatı okul güvenliği ekseninde yeniden ele alınmalı.

* Cezai ehliyet yaşı düşürülmeli.

GÜVENLİ OKUL GÜÇLÜ GELECEK

Siverek’te yaşadığımız bu menfur olay, eğitim çalışanlarına, öğretmene karşı şiddetin son örneği olmalıdır. Eğitimciler her türlü şiddet ve saldırılar karşısında savunmasız, korumasız bırakılmamalı; yaptıkları işin onur, önem ve ağırlığına uygun hayat, çalışma ve güvenlik şartları sağlanmalıdır.

Eğitimciye yönelik şiddeti protesto ettiğimiz, yetkilileri daha etkin tedbirler almaya davet ettiğimiz açıklamamız burada sona ermiştir. Siverek’te, menfur saldırıda yaralanan 16 canımıza Cenab-ı Allah’tan acil şifalar diliyor, menfur saldırıyı bir kez daha lanetliyor, eğitimde şiddetin takipçisi olmaya devam edeceğimizi ilan ediyor” dedi

blank blank blank