Satılmış Ümit Çetinkaya DELİKANLICA yazdı.
Hayatınızda mükemmeliyetçi insanlar tanımışsınızdır sevgili dostlar. Ya da garantici tipler diyelim. Tip kelimesinin burada biraz garip gittiğini biliyorum ama doğru ifade budur diye düşünüyorum. Çünkü bu yazıyı yazan da biraz bu tiplerden. Yapacağı işi garantiye almayı seven, tedbirli davranan insanlardan. Bunu şunun için söyledim: Mükemmeliyetçi insanlar çoğu işini (garantiye almak için) erkenden yapmayı tercih ederler. Örneğin okuldaysa işlerini son haddeye kadar bırakmazlar; evdeyse yemekleri erkenden yaparlar. Bir yere yolculuğa çıkacaklarsa erkenden yola revan olurlar. Böyle dostları bildiğim için söylüyorum.
İzlemedim ama “Erkenci Kuş” diye isimli bir dizi bile var olduğunu hatırlıyorum. Kuşlar gerçekten erkenciler midir bilmiyorum ama “Erken kalkan yol alır” atasözünü büyüklerimden çok duymuşumdur. Ayrıca her şeyin bir erkenlik dönemi vardır gibi geliyor bana. Mesela; İnsanların bebeklik ve çocukluk çağları, erken dönem insanıdır. Güçlü devletlerin de erken dönem Selçuklu eserleri ya da erken dönem Osmanlı mimarisi gibi tabir edilen dönemleri mevcuttur.
Eskilerde güzel alışkanlıklar vardı. Mesela; erken yatılır, erken kalkılırdı. Şimdi ise teknolojiden, ekranlardan kafayı kaldıramadığımız için kendimizi uyku için yatağa atamıyor, erkenden bir yastığa baş koyamıyoruz. Sonra da sabah dinç ve dinlenmiş olarak uyanamıyoruz. Özellikle endişe ve anksiyetenin en belirgin ve kolay tedavisi olarak kabul edilen erken kalkmak ve hareket etmekte, en azından yürümekte bile zorlanıyoruz.
Çarpıcı bir örnek daha; özellikte tıpta erken dönemde tespiti ve teşhisi yapılan tüm hastalıklardan kurtulmanın daha kolay ve büyük önemi olduğunu biliyoruz. “Allah düşürmesin fakat yokluğunu da göstermesin!” dediğimiz hastanelere gitmemenin ya da düşmemenin en büyük yolunun hiç hastalanmamak, hassas ve tedbirli davranmaktan geçtiğinin farkına varmalı, hayatımızı ona göre planlamalıyız.
Hayatta en önemli şey sağlıktır diyoruz ama ilk fırsatta dediğimizi yutuyor, midemize giren şeyler hakkında ciddi şekilde düşünmüyoruz. Şöyle sormuşlar: “Mide mi daha akıllıdır, yoksa beyin mi” diye. El cevap: “Mide daha akıllıdır.” denmiş. Çünkü beyne ne verirsen (kötü de dâhil) alır, ama mide her şeyi vücuda kabul etmez!” Bazen sağlık ve huzur bulmak için kusarsınız, bazen de bıçak altına bile yatarsınız.
Bir de ergenlik dönemi diye herkesin yaşadığı tuhaf bir dönem var ama o konuyu burada uzatmak istemiyorum.
“Sabahın şerri akşamın hayrından iyidir.” atasözünü zikrederek bu yazımı erkenden bitirmek istiyorum. Çünkü daha yapacak çok işimiz var ama onları yetiştirecek o kadar uzun vaktimiz var mı ya da mühlet kaldı mı, bilmiyoruz.
Satılmış Ümit Çetinkaya
04.06.2026
Ağlı/Kastamonu