blankIslak bir avuç topraktı kalbim
Yaştı, körpeydi
Neredeyim ben, kimim
Bilmezdi
Yeşermeye açıktı da bilmezdi tohumunu
Göğermeye açıktı da nasıl olurdu bu
Ne de olsa her beşer bir avuç topraktı.
Kendimi dahi tanımazken ben
Bilmezken humusu, kara toprağı, terra rossayı
Bilirdi anam babam benim ne olacağımı
Ben bilmezken daha bendimi
Onlar bilirdi tohumumu
Ben tanımıyorken ormanımı, onlar kıldı fidanımı
Körpe cılız bir fidandım ben
Beşer denen yaşarmış her gün ve her saniye
Esermiş rüzgarlar, fırtınalar bitmezmiş seller
Sahi nasıl dayanır bir fidan
Ulu çınarları olmadan
Ben bilmiyordum neredeyim, kimim
Onlar biliyordu hangi ormandayım
Meçhuldü ne zaman açacağım
Onlar gösterirdi bana meyveyi, kozalağı
Bir ormandık bir ve bir olunca yeşilin deryası
Öyle bir ormandık ki biz tek olunca ne manası
Köklerimiz sarılmış birbirine
Dallarımız, yeşil yapraklarımız kenetlenmiş iç içe
Bazen bir kuşa yuva olmuş, börtü böceğe
Bazen bir parazit gelmiş, geçmiş hepimize
Savaşıp durur her bir dalımız
Bir besin gelmiş köklerden, nasiplenmişiz
Bir fırtınada nasıl kalırdı körpe bir fidan
Oysa dayanır bir orman
Olsa dahi heyelan
Kuru bir dal yansa cayır cayır
Durabilir mi öteki yanmadan
Bizler ağaçlardık
Bir oldukça derya deniz bir orman
Ormanda kimi bilge kimi cılız kimi yaş
Ormanda kimi yaşlı kimi körpe kimi dikenli
Bizler ağaçlardık
Öyle bağlıydı ki köklerimiz
El atından tutuşurdu kesilse dahi gövdemiz

BARBUN