“Mükemmelliğe, eklenecek bir şey kalmadığında değil, çıkarılacak bir şey kalmadığında ulaşılır.” — Antoine de Saint-Exupéry
İnsanoğlu, kendini etiketledikçe daha değerli olacağını zanneder. Var olmayı varlıklı olmakla karıştırır. Bu nedenle de hayatı boyunca bilgi toplar, çalışır çabalar mal mülk edinir, kendine yeni etiketler, sıfatlar ve maskeler biriktirir.
Dünyevi algıda olgunlaşma ve mükemmellik, bir kumbara gibi sürekli dolmakla eşdeğer görülür. Halbuki evrenin ve insanın nihai mükemmelliği, etiketlerin altında saklı duran o saf özünde gizlidir.
Gerçek mükemmellik; etiketlerimizden kurtulup saflaşmakla mümkündür. İnsan etiketlerinden arındıkça özüne döner.
Örneğin;
*Korkular elendiğinde geriye güven kalır,
*Öfkeler yontulduğunda geriye şefkat kalır,
*Zihnin içeriği temizlendiğinde geriye huzur kalır.
*Yargılar kalktığında geriye koşulsuz sevgi kalır,
*Hırslar törpülendiğinde geriye şükür kalır,
*Kibir (benlik) eridiğinde geriye tevazu kalır,
*Şüpheler dağıldığında geriye teslimiyet kalır.
*Direniş kırıldığında geriye rıza kalır.
Zihnimizdeki her etiket, bizi özümüzden uzaklaştırır. Ne zaman ki kendinden çıkarılacak bir etiket kalmaz; işte o zaman aranan o saf KEMAL hali kendiliğinden açığa çıkar.