Kocaeli Karabüklüler Dernek Başkanı, Araştırmacı-Yazar Kezban Ünlü’nün ikinci kitabı yayın hayatına girdi.
‘İsimsiz Yazılar’ adlı ilk kitabının ardından, ‘Yarım Kalan Hikayeler’ adlı ikinci kitabını çıkarak Ünlü Karabük Haber Merkezi’ne (KHM) özel açıklamalarda bulundu.
Yeni kitabını babalara ithafen kaleme aldığını belirten Ünlü
“Her doğum günümde annemle babama ben hediye alırdım, her anneler ve babalar gününde ben onlardan hediye isterdim.
Bu babalar gününe biraz değişiklik yaparak,
Biraz erken olacak fakat bugün yayın hayatına giren yeni kitabım ile,
Babam ve,
Yüreği ile evlatlarına siper olan, zamanın hengâmesinde kendinden çok ailesini düşünen, bir lokma ekmek için tüm benliğini ortaya koyan, evin çatısını dik tutmaya çalışan tüm babalara…” ifadelerini kullandı.
Aynı zamanda Kocaeli Karabüklüler Dernek başkanlığı görevini yürüten Karabüklü Araştırmacı-Yazar Kezban Ünlü ‘Yarım Kalan Hikayeler’ adlı son kitabına ilişkin şunları söyledi;
“Karabük Eflaniliyim, Kocaeli’de doğup büyüdüm, ziraat, lojistik, işletme, çalışma ekonomisi okudum, şu an siyasi bilimler ve kamu yönetimi okuyorum. Uzun yıllardır siyaset, sivil toplum kuruluşlarında görevler alıyorum. Alternatif tıpla ilgileniyorum ve kanserle ilgili bu yönde araştırma çalışması yapıyorum. Kişisel gelişim üzerine araştırma yapmaktayım. İlk kitabım “İsimsiz Yazılar” da kansere farkındalık oluşturmak için kitabımın gelirini kanser hastalarına bağışlıyorum. İkinci kitabım “Yarım Kalan Hikayeler” de ise
Babalar gününe anlamlı bir hediye olmasını isteyerek yola çıktım, okurları hayatın içinden duygusal bir yolculuğa davet ediyorum. Babalar Günü’nde yayımlanmasını hedeflediğim, gerçekleştirdiğim ve babama ithaf ettiğim bir eser, aile bağları, özlem, sevgi, fedakârlık ve insan hayatında iz bırakan anıları konu alıyor.
Yarım Kalan Hikâyeler, yalnızca tamamlanamamış aşkları değil; söylenemeyen sözleri, ertelenen hayalleri, yarım kalan umutları ve insanın yüreğinde iz bırakan yaşam öykülerini ele alıyor. Her hikâye, okuyucuyu kendi hayatındaki eksik kalan sayfalarla yüzleştirirken, aynı zamanda umutla yeniden başlamanın mümkün olduğunu hatırlatıyor.
Kitabın son sayfasında yer alan ve tüm babalara ithaf ettiğim şu sözler ise eserimin duygusal yönünü daha da güçlendiriyor:
“Yüreği ile evlatlarına siper olan, zamanın hengâmesinde kendinden çok ailesini düşünen, bir lokma ekmek için tüm benliğini ortaya koyan, evin çatısını dik tutmaya çalışan tüm babalara…
Kitabımı Babalar Günü’nde yayımlayarak hem kendi babama hem de hayatın yükünü sessizce omuzlayan tüm babalara bir vefa borcu sunmayı amaçlıyorum.”
