
<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Barbun - Karabük Haber Merkezi</title>
	<atom:link href="https://karabukhabermerkezi.com/etiket/barbun/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://karabukhabermerkezi.com</link>
	<description>Karabük hakkında haberler</description>
	<lastBuildDate>Wed, 26 Feb 2025 19:48:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://karabukhabermerkezi.com/wp-content/uploads/2024/07/cropped-fav-32x32.png</url>
	<title>Barbun - Karabük Haber Merkezi</title>
	<link>https://karabukhabermerkezi.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Jalapeno</title>
		<link>https://karabukhabermerkezi.com/jalapeno/</link>
					<comments>https://karabukhabermerkezi.com/jalapeno/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Karabük Haber Merkezi]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Feb 2025 19:48:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Karabük]]></category>
		<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Barbun]]></category>
		<category><![CDATA[Jalapeno]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukhabermerkezi.com/?p=16063</guid>

					<description><![CDATA[<p>Herkese merhabalar bendeniz Barbun umarım çok iyisinizdir ve kendinizi fevkalade hissediyorsunuzdur.(bu kelimeyi seviyorum hatta şu kombinasyonunu daha çok seviyorum fevkaladenin fevkinde 🙂 Bazen düşünüyorum da insanı hayatta tutan yegane unsurlardan biri tutkularıdır, hayalleridir. Hayalini kurabileceğimiz bir şeylerin olması bizi dinç tutuyor. Velev ki şuan uğraştığımız belki uğruna yıprandığımız unsurlar bize altın tepside sunulsun. Acaba bizde [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://karabukhabermerkezi.com/jalapeno/">Jalapeno</a> first appeared on <a href="https://karabukhabermerkezi.com">Karabük Haber Merkezi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" class="wp-image-16065 alignleft" src="https://karabukhabermerkezi.com/wp-content/uploads/2025/02/0f843041-6b23-4ea6-ba5d-81ef1ced36ab-768x672-4.jpg" alt="" width="203" height="178" srcset="https://karabukhabermerkezi.com/wp-content/uploads/2025/02/0f843041-6b23-4ea6-ba5d-81ef1ced36ab-768x672-4.jpg 768w, https://karabukhabermerkezi.com/wp-content/uploads/2025/02/0f843041-6b23-4ea6-ba5d-81ef1ced36ab-768x672-4-51x45.jpg 51w" sizes="(max-width: 203px) 100vw, 203px" />Herkese merhabalar bendeniz Barbun umarım çok iyisinizdir ve kendinizi fevkalade hissediyorsunuzdur.(bu kelimeyi seviyorum hatta şu kombinasyonunu daha çok seviyorum fevkaladenin fevkinde 🙂</p>
<p>Bazen düşünüyorum da insanı hayatta tutan yegane unsurlardan biri tutkularıdır, hayalleridir. Hayalini kurabileceğimiz bir şeylerin olması bizi dinç tutuyor. Velev ki şuan uğraştığımız belki uğruna yıprandığımız unsurlar bize altın tepside sunulsun. Acaba bizde bu kadar dopamin, endorfin, serotonin gibi gibisini salgılatır mıydı?</p>
<p>Bunu hep sorgulamışımdır. Demiyorum ki “zorlanalım, kendimizi mahvedelim, kahrolalım” da bir kıymeti olsun. Ama şu yadsınamaz bir gerçek ki kolay ulaşılanın bazen pek kıymeti olmuyor. Kendimden örnek vermek gerekirse yeni bir gitar almak istediğimde onun için duyduğum heyecan, almak için yaptığım piyasa araştırması ve süreç sonunda ona kavuşmak…Burada uygun bir kelime bulamadım mesela çünkü bambaşka. İlk gitarımı aldığımda da aynısını yaşamıştım ama son aldığım yeni gitarımı kutusundan çıkarırken aldığım ahşap kokusu bile hala hafızamda. Ama ailem istediğim anda anında alsaydı tabi yine çok sevinirdim ancak bu kadar heyecanlanmazdım. Henry Ford’un oğlu intihar mektubunda şöyle yazmış: Baba hayal edip de ulaşamadığım hiçbir şey olmadı. Ne varsa önceden hazırlamışsın, hiçbirinde benim emeğim yok. Mutsuzluktan mahvoldum. Gidiyorum&#8230;&#8221; refah seviyesi yüksek ülkelerde intihar oranının fazla olması da bundandır. Demiyorum hadi dertlerimize şükredelim fakat uğraşılanın değeri daha bir fazla daha bir tatlı. Çok değerli bir hocamla şunu tartışmıştık: Zoru başardığımız için mi kıymetli? Kıymetli olduğu için mi zor?</p>
<p>Bunu insanlar arası ilişkilerde görmek de mümkün. Hızlı bir ilerleyiş ve hazin son.<br />
Günümüz ilişkilerinin en hoşuma gitmeyen kısmı da bu. Birine duygularımızı aktarmak elbette şahane bir durum fakat bunun da hızlı ilerleyen süreçte bulunması hoş değil. Bir insan kendini 22 yılda tanıyamaz iken bir başkasını bir arkadaşını nasıl hemen çözebilir. Her insanın bir cevheri vardır ve bunu tanımadan nasıl yargılayıp hükme varabilir. Hızlı yaşa hızlı öl felsefesinden uzaklarda bir diyar varmış: Adına da “hissetmek”deniyor. Konu buradan ilişkilere kaymadan toparlayayım, aniden zengin olanların batışı gibidir bu durumlar. Borsada aniden yükselenin güvenilirliğini sorgulamak gibi. Bir mektubun gelmesini güvercinle beklemek heyecanından ,insanlara sosyal medyadan his beslemeye kadar verildik(Veya devrildik 🙁 ) Heyecanını duyduğunuz şeyleri beklemek ve uğraşmak güzeldir.Bazen para biriktirmek zor da olsa.Şaka bir yana sabır ve heyecan emekle birleşince şefin özel menüsü oluyor. Şef burada özel sosuna bir tutam da “sancı”eklemiş.(bu da yara yerinden salgılanan endorfine benziyor bunun bir hastalığı bile var)Doğu tarafında yaygın olan benim de müptelası olduğum “acı yeme”kültürü ile kuzen bunlar:)</p>
<p>Çok sevdiğim Kurban grubunun da şarkısını da analım: Zor güzel .Biz bunu tüm hayallerimiz için ele alalım. Jalapeno lezzetinde günler dilerim ama en tazesinden</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone  wp-image-16064" src="https://karabukhabermerkezi.com/wp-content/uploads/2025/02/83824387-fa6b-4677-ba95-c2bf81cf1d85.jpg" alt="" width="667" height="890" srcset="https://karabukhabermerkezi.com/wp-content/uploads/2025/02/83824387-fa6b-4677-ba95-c2bf81cf1d85.jpg 1536w, https://karabukhabermerkezi.com/wp-content/uploads/2025/02/83824387-fa6b-4677-ba95-c2bf81cf1d85-768x1024.jpg 768w, https://karabukhabermerkezi.com/wp-content/uploads/2025/02/83824387-fa6b-4677-ba95-c2bf81cf1d85-1152x1536.jpg 1152w, https://karabukhabermerkezi.com/wp-content/uploads/2025/02/83824387-fa6b-4677-ba95-c2bf81cf1d85-34x45.jpg 34w" sizes="(max-width: 667px) 100vw, 667px" /></p><p>The post <a href="https://karabukhabermerkezi.com/jalapeno/">Jalapeno</a> first appeared on <a href="https://karabukhabermerkezi.com">Karabük Haber Merkezi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://karabukhabermerkezi.com/jalapeno/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Duygu durum kucaklaşması</title>
		<link>https://karabukhabermerkezi.com/duygu-durum-kucaklasmasi/</link>
					<comments>https://karabukhabermerkezi.com/duygu-durum-kucaklasmasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Karabük Haber Merkezi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Feb 2025 12:44:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Karabük]]></category>
		<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Barbun]]></category>
		<category><![CDATA[Duygu durum kucaklaşması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukhabermerkezi.com/?p=15254</guid>

					<description><![CDATA[<p>Herkese merhabalar bendeniz Barbun. Umarım çok iyisinizdir. Mevsim şartları gereği pencereden yağan kar yağışını izlerken şunu düşündüm: Hiçbir kar tanesinin birbirine çarpmadan yeryüzüne iniyor ve her bir kar molekülünün birbirinden farklı. Ancak ahenkle aşağı inerken biz insanlar türlü türlü fotoğraflar videolar çekiyor ve kahvemizle sosyal medyada resim paylaşıyoruz bu hoşumuza gidiyor. Farklılıklar bir bütün oluşturduğunda [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://karabukhabermerkezi.com/duygu-durum-kucaklasmasi/">Duygu durum kucaklaşması</a> first appeared on <a href="https://karabukhabermerkezi.com">Karabük Haber Merkezi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" class="wp-image-15255 alignleft" src="https://karabukhabermerkezi.com/wp-content/uploads/2025/02/0f843041-6b23-4ea6-ba5d-81ef1ced36ab-768x672-2.jpg" alt="" width="236" height="206" srcset="https://karabukhabermerkezi.com/wp-content/uploads/2025/02/0f843041-6b23-4ea6-ba5d-81ef1ced36ab-768x672-2.jpg 768w, https://karabukhabermerkezi.com/wp-content/uploads/2025/02/0f843041-6b23-4ea6-ba5d-81ef1ced36ab-768x672-2-51x45.jpg 51w" sizes="(max-width: 236px) 100vw, 236px" />Herkese merhabalar bendeniz Barbun. Umarım çok iyisinizdir. Mevsim şartları gereği pencereden yağan kar yağışını izlerken şunu düşündüm: Hiçbir kar tanesinin birbirine çarpmadan yeryüzüne iniyor ve her bir kar molekülünün birbirinden farklı. Ancak ahenkle aşağı inerken biz insanlar türlü türlü fotoğraflar videolar çekiyor ve kahvemizle sosyal medyada resim paylaşıyoruz bu hoşumuza gidiyor.</p>
<p>Farklılıklar bir bütün oluşturduğunda ve bir düzen oluşturduklarında kendi içinde bir güzellik oluşturuyor. Ben bunu bir insanın kendi içinde yaşadığı duyguların uyumuna da benzetirim. Zaten insanların kendini ve çevresini yargılarken kaçırdığı nokta da budur.</p>
<p>Bugün mutluyum evet. Peki yarın üzülürsem. O duyguyu da ben oluşturmadım mı? Bana ait bir duygu da aslında bir nevi benim uzvum olmaz mı? Onu kabul etmez isem kendi kendimi ampute etmiş olmaz mıyım?</p>
<p>E tabi benim cevabım belli. Bu duyguları kabul etmek aynı zamanda geçen hafta biraz bahsettiğimiz ”Stoa”felsefesinde de şöyle geçiyor Hayatında herhangi bir sıkıntı çekmemiş hiç üzülmemiş hiç tasalanmamış insan duygusal olarak güçsüzdür çünkü herhangi bir fırtınada ne yapacağını bilemez. Hatta stoacılar için acı, konforsuzluk, dikenli menziller ve bazen yoksulluk da bize tanrı verilen bir lütuftur. Mutlaka Seneka’nın Tanrısal Öngörü kitabını okumanızı öneririm. Ne demek istediğimi daha da iyi anlayacaksınız.</p>
<p>Tüm duygular bizim onları biz ürettik. Birine karşı olan öfkemiz kinimiz de bize ait. Birine beslediğimiz sevda da bizim. Sanıyor musunuz şairler, yazarlar o şahane şiirleri, yazıları sevgi beslediği insana yazdı. Hayır o insan, o kişide bir his oluşturdu ve yazarın duygu durumunda belki havai fişekler belki darmadağın yangınlar açtı. Bu oluşan duyguları şiir yaptılar, tabloya döktüler, beste yaptılar. Zaten o insanlar duygularını bir fonksiyon gibi somutlaştırmayı çok güzel başardıklarından sanatçı oldular.</p>
<p>Tamam duygularımızı kabullendik peki sonra…<br />
Sonrası daha karışık :))</p>
<p>Bu duyguların sahibi biziz, kendi düşüncelerimizle onları oluşturduk ve sorumlusu da biziz. O halde düşüncelerimizi kontrol etmeye başladığımızda duygularımıza da yön verebiliriz. Birine çok kızdığımızda bu duygunun bize ait olduğu fikrinden yola çıkarak ve o insan hakkındaki düşüncelerimizi kontrol altına almaya çalıştığımızda öfkemizi kontrol edebiliriz. Birine aşık olduğumuzda yine bu duygunun bize ait olduğu ve akışa uygun hareket etmemiz gerektiğini fark ettiğimizde belki sersemlik halimiz azalır 🙂  Bir olaya karşı çok tedirgin olduğumuzda yine kaygı makinesinin kendi beynimiz olduğunun bilincinde olunca belki bir derin nefes alırız. Tek yapmamız gereken duygularımızın yönünü ve gidişini bir seyretmek. Buna yanlış hatırlamıyorsam mindfulness falan eşlik ediyor 🙂 Of onlar çok daha değişik bir şeyler zibilyon tane iş, onu ilerde irdeleriz.</p>
<p>Hoşçakalın, dostça kalın, duygularınızı kucaklayın.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone  wp-image-15257" src="https://karabukhabermerkezi.com/wp-content/uploads/2025/02/ff9ee0a7-0232-4660-bab4-b8233863bb1d.jpg" alt="" width="669" height="892" srcset="https://karabukhabermerkezi.com/wp-content/uploads/2025/02/ff9ee0a7-0232-4660-bab4-b8233863bb1d.jpg 1536w, https://karabukhabermerkezi.com/wp-content/uploads/2025/02/ff9ee0a7-0232-4660-bab4-b8233863bb1d-768x1024.jpg 768w, https://karabukhabermerkezi.com/wp-content/uploads/2025/02/ff9ee0a7-0232-4660-bab4-b8233863bb1d-1152x1536.jpg 1152w, https://karabukhabermerkezi.com/wp-content/uploads/2025/02/ff9ee0a7-0232-4660-bab4-b8233863bb1d-34x45.jpg 34w" sizes="auto, (max-width: 669px) 100vw, 669px" /></p><p>The post <a href="https://karabukhabermerkezi.com/duygu-durum-kucaklasmasi/">Duygu durum kucaklaşması</a> first appeared on <a href="https://karabukhabermerkezi.com">Karabük Haber Merkezi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://karabukhabermerkezi.com/duygu-durum-kucaklasmasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SAKİN</title>
		<link>https://karabukhabermerkezi.com/sakin/</link>
					<comments>https://karabukhabermerkezi.com/sakin/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Barun]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Jan 2025 16:54:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Karabük]]></category>
		<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Barbun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukhabermerkezi.com/?p=13914</guid>

					<description><![CDATA[<p>Merhaba bendeniz Barbun nasılsınız umarım çok iyisinizdir Bir hafta yazı yazmayı aksattım ama anlatacak da çok şey birikti. Dalgalar duruldu, su berrak ve sakinleşti(m). Hayatın koşturması, telaşlar, hedefler, planlar ve planlanamayanlar. O kadar çok uyarı ve gündem bizi bizden uzaklaştırıyor ki bazen içimden kendimizi bulup çekmemiz gerekiyor. Hatta bazen de biri bizi tutup çıkarsın bu [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://karabukhabermerkezi.com/sakin/">SAKİN</a> first appeared on <a href="https://karabukhabermerkezi.com">Karabük Haber Merkezi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-13916 alignleft" src="https://karabukhabermerkezi.com/wp-content/uploads/2025/01/0f843041-6b23-4ea6-ba5d-81ef1ced36ab-scaled.jpg" alt="" width="292" height="255" srcset="https://karabukhabermerkezi.com/wp-content/uploads/2025/01/0f843041-6b23-4ea6-ba5d-81ef1ced36ab-scaled.jpg 2560w, https://karabukhabermerkezi.com/wp-content/uploads/2025/01/0f843041-6b23-4ea6-ba5d-81ef1ced36ab-768x672.jpg 768w, https://karabukhabermerkezi.com/wp-content/uploads/2025/01/0f843041-6b23-4ea6-ba5d-81ef1ced36ab-1536x1344.jpg 1536w, https://karabukhabermerkezi.com/wp-content/uploads/2025/01/0f843041-6b23-4ea6-ba5d-81ef1ced36ab-2048x1792.jpg 2048w, https://karabukhabermerkezi.com/wp-content/uploads/2025/01/0f843041-6b23-4ea6-ba5d-81ef1ced36ab-51x45.jpg 51w" sizes="auto, (max-width: 292px) 100vw, 292px" />Merhaba bendeniz Barbun nasılsınız umarım çok iyisinizdir</p>
<p>Bir hafta yazı yazmayı aksattım ama anlatacak da çok şey birikti. Dalgalar duruldu, su berrak ve sakinleşti(m).<br />
Hayatın koşturması, telaşlar, hedefler, planlar ve planlanamayanlar. O kadar çok uyarı ve gündem bizi bizden uzaklaştırıyor ki bazen içimden kendimizi bulup çekmemiz gerekiyor. Hatta bazen de biri bizi tutup çıkarsın bu silsileden istiyoruz. Çevremizde böyle biri varsa çok şanslıyız peki ya yoksa?</p>
<p>Hayatın denge unsurlarıyla donatıldığı ve ying yang felsefesinden geçen haftalarda bahsetmiştim. Artık siz de denge konusuna nasıl hassas baktığımı biliyorsunuz. Bizler dönen bir çarkın içindeyiz ve bu çarkın dişlileri bazen durdurulup yağlanmalı. Yoksa paslanır çıkar bozulur. Verimin artması için de bu gerekli yoksa verdiğiniz enerji yıpranma oranına bağlı ziyan olacaktır. Dalgalı ve fırtınalı bir denizde suyun altında aradığınızı ya da altta yatan hazineleri göremezsiniz. Hani Carl Sagan’ın bir sözü vardı: ”Hepimiz birer yıldız tozuyuz” diye. Orada Sagan sadece felsefe yapmıyor o ayrı ama işin mecazi boyutunda ise içinde taşıdığın potansiyele de atıfta bulunuyor. Herkesin içindeki ışıltılar doğru zamanda ve doğru yerde parlayacaktır. O parıltılı anı sabırla beklerken sürdürdüğümüz yolun dingin ve huzurlu olması da bi ayrı gayemiz. Hayat kendimizi aradıkça ve bu arayışta keyif aldıkça güzel. Kabul etmek gerekir ki deniz her zaman durgun olmayabilir. Fırtınalar dinmeyebilir. Mevsim şartları belki el vermez o halde biz de sörf yapmayı öğreniriz ve dalgalar yoldaşımız olur. Bu bakış açısı biraz da stoa felsefesi temelli. Yani başına gelenleri olgunlukla kabullenmek ve geleni yargılamadan uzak durmak. Stoacılık birçok yerde fazla katı ve demirden zırh giydiren bir felsefe olarak anılsa da bilakis uyumu artıran ve içsel dayanıklılık noktasında fayda sağlayan bir düşünce sistemi. Epeyce derin ve sevdiğim bir konu. Bu felsefe öncülerinden imparator Marcus abimizin sözüyle bitirelim ve haftaya da stoadan daha çok bahsedeceğimizin sözünü verelim. Kendinize çok iyi davranın ve sörfünüze bakın.</p>
<p>“Dalgaların art arda gelip çarptıkları kaya gibi ol: Sağlam, kıpırtısız, çevresinde kaynayan suların dinginleşmesini seyreden.<br />
Marcus Aurelius</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-13915 alignleft" src="https://karabukhabermerkezi.com/wp-content/uploads/2025/01/f77a6065-2289-45e1-b22a-69794690dab3.jpg" alt="" width="670" height="893" srcset="https://karabukhabermerkezi.com/wp-content/uploads/2025/01/f77a6065-2289-45e1-b22a-69794690dab3.jpg 1200w, https://karabukhabermerkezi.com/wp-content/uploads/2025/01/f77a6065-2289-45e1-b22a-69794690dab3-768x1024.jpg 768w, https://karabukhabermerkezi.com/wp-content/uploads/2025/01/f77a6065-2289-45e1-b22a-69794690dab3-1152x1536.jpg 1152w, https://karabukhabermerkezi.com/wp-content/uploads/2025/01/f77a6065-2289-45e1-b22a-69794690dab3-34x45.jpg 34w" sizes="auto, (max-width: 670px) 100vw, 670px" /></p><p>The post <a href="https://karabukhabermerkezi.com/sakin/">SAKİN</a> first appeared on <a href="https://karabukhabermerkezi.com">Karabük Haber Merkezi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://karabukhabermerkezi.com/sakin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>FUZULİ</title>
		<link>https://karabukhabermerkezi.com/fuzuli/</link>
					<comments>https://karabukhabermerkezi.com/fuzuli/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Barun]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Dec 2024 11:37:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dünya]]></category>
		<category><![CDATA[Karabük]]></category>
		<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Barbun]]></category>
		<category><![CDATA[FUZULİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://karabukhabermerkezi.com/?p=11537</guid>

					<description><![CDATA[<p>Herkese merhabalar bendeniz Barbun Yeni yazı serimin ilkini arzetmekten onur duyuyorum. O zaman izninizle&#8230; Yazı yazmak demişken neden yazarız veyahut niçin şarkı türkü söylüyor insanlar resim için değişik malzemeleri kullanıyor niçin böyle icatlar çıkmış ki başımıza ya da nedir bu cebelleşme diye düşünmeden duramıyor insan&#8221;.Dümdüz söyleyiver işte meramını, isteğini de örtülü anlamdan çıkarmayalım biz de&#8221; [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://karabukhabermerkezi.com/fuzuli/">FUZULİ</a> first appeared on <a href="https://karabukhabermerkezi.com">Karabük Haber Merkezi</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-11539 alignleft" src="https://karabukhabermerkezi.com/wp-content/uploads/2024/12/8e1d61bb-0a9a-48fd-b1bf-27636e26602f-scaled.jpg" alt="" width="221" height="193" srcset="https://karabukhabermerkezi.com/wp-content/uploads/2024/12/8e1d61bb-0a9a-48fd-b1bf-27636e26602f-scaled.jpg 2560w, https://karabukhabermerkezi.com/wp-content/uploads/2024/12/8e1d61bb-0a9a-48fd-b1bf-27636e26602f-768x672.jpg 768w, https://karabukhabermerkezi.com/wp-content/uploads/2024/12/8e1d61bb-0a9a-48fd-b1bf-27636e26602f-1536x1344.jpg 1536w, https://karabukhabermerkezi.com/wp-content/uploads/2024/12/8e1d61bb-0a9a-48fd-b1bf-27636e26602f-2048x1792.jpg 2048w, https://karabukhabermerkezi.com/wp-content/uploads/2024/12/8e1d61bb-0a9a-48fd-b1bf-27636e26602f-51x45.jpg 51w" sizes="auto, (max-width: 221px) 100vw, 221px" />Herkese merhabalar bendeniz Barbun<br />
Yeni yazı serimin ilkini arzetmekten onur duyuyorum. O zaman izninizle&#8230;<br />
Yazı yazmak demişken neden yazarız veyahut niçin şarkı türkü söylüyor insanlar resim için değişik malzemeleri kullanıyor niçin böyle icatlar çıkmış ki başımıza ya da nedir bu cebelleşme diye düşünmeden duramıyor insan&#8221;.Dümdüz söyleyiver işte meramını, isteğini de örtülü anlamdan çıkarmayalım biz de&#8221; diye düşünenler olmuştur evvel zaman içinde. Yazmasam çıldıracaktım demiş Sait Faik de. Sanatçı duygusunu sırtına yükler ve duygularını yollara sererken bir yokuş çıkar. Bu yokuşu çıkan diğer insanlar düşünür acaba bu duygular ağır geldi de mi düştü yoksa sanatçı yolu geri bulabilmek için mi bıraktı veya bizi yola çağırmak için mi? Orhan Veli pek sevdiğim şiirinde &#8220;bilmezdim, şarkıların bu kadar güzel, kelimelerin kifayetsiz olduğunu, bu derde düşmeden önce&#8221;. Derken bazı duyguların salt kelimeyle, alelade cümlelerle yetersiz kaldığını anlatırken haklı buluyor insan. Bu epey bir zamandır böyle tasavvufta böyle, divan edebiyatında epeyce böyle, ozanlarda böyle, sanat akımlarında böyle ve daha nicesi&#8230;Örneğin alegorik bir anlatım olan divan edebiyatında da büyük simgelerden biri olan gül, bülbül yani uzak ve tuzak. Sonu hüzünlü biten sevda için mutsuz son dememiş de ince ruhlu divan şairleri gülden bülbülden dem vurmuşlar veyahut öyle arşa çıkmış ki hissettikleri kağıda kaleme doğaya taşa vurmuşlar hissettiklerini. Taşa vuran heykeltıraş olmuş, kağıda kaleme vuran yazar, şair. Tellere, tahta oyma aletlere vuran müzisyen, tuvallere vuran da ressam.<br />
Adam kalkıp &#8220;Arkadaşlar ben yalnızım ve bundan ötürü üzgünüm. &#8220;dememiş (gerçi artık iletişiminde bu kadar net olan kaldığını sanmam.)<br />
Demiş ki :<br />
Ne yanar kimse bana âteş-i dilden özge<br />
Ne açar kimse kapım bâd-i sabâdan gayrı<br />
Yani diyor ki: Bana gönül ateşimde başka hiç kimse yanmaz; hafif sabah rüzgârından başka da kimse kapımı açmaz.<br />
Bazı arkadaşlarımda bu konuda tartışırken ikisi de aynı bitiş noktasına ulaşmıyor mu diye fikri olanlar olmuştu. Konuşma şu argümanla bitti: Her şekilde karnını doyurabilirsin ancak her gün aynı yemeği yemiyorsun ve onları tadına göre ayırıp her yediğinden keyif almak istiyorsun.</p>
<p>Kendinize çok iyi bakın çünkü siz size lazımsınız.<br />
Görüşmek üzere</p><p>The post <a href="https://karabukhabermerkezi.com/fuzuli/">FUZULİ</a> first appeared on <a href="https://karabukhabermerkezi.com">Karabük Haber Merkezi</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://karabukhabermerkezi.com/fuzuli/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
