blankMerhaba Sevgili Okurlar,

Ben Ayten Demir. Safranbolu’da yaşıyorum ve Bilinçaltı ve Spritüel konulara meraklı bir Sosyolog olarak insanların farkındalıklarını artırmalarına rehberlik ediyorum. Hayatın bize sunduğu her anın bir mesaj taşıdığına inanıyorum ve bu köşede sizlerle deneyimlerimi, gözlemlerimi ve ilham veren hikayeleri paylaşacağım.

Bugün, sizlere beni derinden etkileyen bir karşılaşmayı anlatmak istiyorum…

2 Mart Pazar günü, içimde bir his vardı… “Dışarı çık, yürü.”
Hep yürüdüğüm orman yolunu değil, daha önce hiç gitmediğim sokakları seçti ayaklarım. Sanki bir şey, ya da biri, beni oraya çağırıyordu…

Ve işte orada, sarı bir kedi…
Küçük, ürkek ama bir o kadar da cesur bakışlarıyla bana baktı. Seslendim, o da bana doğru yaklaştı. Çantamda her zaman taşıdığım kedi mamasını verdim ama yemekte zorlandığını fark ettim. İçimde bir his daha… “Ona yardım etmelisin.”

Hemen yakındaki marketten yaş mama aldım. Tam yemeğe başladığında fark ettim… sağ alt çenesi yoktu. O an içimde bir şey kırıldı. Onun için ne yapabilirdim?

Veterinerler kapalıydı, barınağa götürdük. Ertesi gün veterinere ulaştığımda, bana onun yaşama şansının olmadığını söylediler… Ama ben inanmadım!

Ve sonra… O çok soğuk, ayazın en sert olduğu o gün telefon çaldı. “Kediyi bulduğunuz yere bırakacağız” dediler. Ama o gece, o dondurucu soğukta onu sokağa bırakamazdım. Aldım, eve getirdim. Şifa enerjisi, ilaçlar ve bolca sevgiyle biraz kendine gelmeye başladı.

Şimdi sizden bir şey rica ediyorum… Bu minik cana bir isim verelim mi? Onun bir adı olsun, bir hikayesi olsun, bir mucizesi olsun. Yorumlara isim önerilerinizi bekliyorum ve ona dualarınızı göndermenizi diliyorum.

Sevgiyle, 🤗🐈💛

Ayten Demir

@aytenceacademy