CHP Karabük İl Başkan yardımcısı Ersoy Yılmaz, Türkiye gündemini sarsan fon krizi ile ilgili yaptığı değerlendirmede, “Paranın hesabı bir gün kapanabilir ama milletin vicdanında açılan hesabın defteri kolay kolay kapanmaz. Siyasetçinin gerçek itibarı makamının yüksekliğiyle değil, emanete ne kadar sadık kaldığıyla ölçülür” dedi.

Yılmaz ‘Fonların değil, vicdanların vurgunu’ başlığı ile yaptığı sosyal medya paylaşımında şunları kaydetti;
“Siyaset, makamdan önce ahlak işidir.
Kamu görevi ise insanın cebine değil, vicdanına emanet edilmiş bir sorumluluktur.
Bugün “fon” adı altında dönen tartışmalara bakınca insanın aklına ister istemez şu soru geliyor:
Milletin alın teriyle oluşan kaynaklar, kimin arka bahçesi; kimin ön bahçesi olacaktır?
Devletin parası yetimin hakkıdır, emeklinin umududur, işçinin alın teridir, öğrencinin geleceğidir. O para, siyasi yakınlığın, kişisel menfaatin veya kapalı kapılar ardındaki hesapların konusu haline gelmemelidir.
Çünkü mesele sadece para değildir.
Mesele, paranın kime gittiğinden önce; vicdanın nerede kaldığıdır.
Siyasette bazıları vardır; halka hizmet etmek için makam arar.
Bazıları da makamı, kendisine hizmet edecek bir merdiven zanneder.
İşte aradaki fark tam da budur.
Devletin kasası şahsi kasa değildir.
Kamu kaynağı siyasi ganimet değildir.
Milletin emaneti, kimsenin mülkü değildir.
Hiciv bir yana; insan bazen şu sözü hatırlamadan edemiyor:
“Hırsızlığı kapatmak için perdeyi değiştirmek, evin soyulduğu gerçeğini değiştirmez.”
Bugün yapılması gereken birbirine laf yetiştirmek değil;
belgeleri ortaya koymak, hesap vermek ve hesabı şeffaf biçimde sormaktır.
Çünkü temiz siyaset, yalnızca “Ben temizim” demekle olmaz.
Temiz siyaset, hesabını milletin önünde verebilmektir.
Ve unutulmamalıdır:
Paranın hesabı bir gün kapanabilir;
ama milletin vicdanında açılan hesabın defteri kolay kolay kapanmaz.
Siyasetçinin gerçek itibarı makamının yüksekliğiyle değil,
emanete ne kadar sadık kaldığıyla ölçülür.
Çünkü koltuk geçicidir, makam geçicidir, para geçicidir.
Geride kalan ise insanın adı ve yaptığı işin milletin vicdanındaki karşılığıdır.”