Safranbolu Turizm İşletmecileri Derneği (SAFTİD) Yönetim Kurulu olarak, Safranbolu’nun en önemli kültürel ve kırsal turizm değerlerinden biri olan Yörük Köyü’nü ziyaret ettik.
Ziyaretimizde SAFTİD üyemiz Yörük Sofrası işletmecisi Ahmet Gümüş ve Yörük Köyü Muhtarımız M.Reşit Recepoğlu bizleri misafir etti. Kendilerinden köyün mevcut durumu, ihtiyaçları ve turizm potansiyeli hakkında bilgi aldık; köyü birlikte gezerek sorunları ve korunması gereken değerleri yerinde görme fırsatı bulduk.
Gerçek bir Türkmen köyü olma özelliğini günümüze kadar taşıyan Yörük Köyü, özgün mimari yapısı ve kültürel dokusu nedeniyle 1997 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından koruma altına alınmış çok kıymetli bir miras alanımız.
Ancak bugün yaklaşık 120 kişinin yaşadığı, nüfusunun önemli bölümünü ileri yaştaki hemşehrilerimizin oluşturduğu Yörük Köyü, sahip olduğu büyük kültürel değere rağmen birçok sorunla kendi imkânları içerisinde mücadele ediyor.
Uzun yıllardır kapsamlı bakım bekleyen altyapı, korunmaya ve restorasyona ihtiyaç duyan tarihi yapılar, giderek azalan nüfus ve özellikle ziyaretçi yoğunluğunun arttığı günlerde yaşanan trafik ve ulaşım sorunları köyün öncelikli ihtiyaçları arasında yer alıyor.
YÖRÜK KÖYÜ SADECE KORUNMAMALI, YAŞATILMALI
Yörük Köyü’nü yalnızca tarihi evlerden oluşan bir ziyaret noktası olarak görmemeliyiz.
Burada hâlâ yaşayan bir kültür, devam eden gelenekler, özgün bir mutfak, insan hikâyeleri ve kuşaktan kuşağa aktarılması gereken büyük bir toplumsal hafıza bulunuyor.
Bu nedenle Yörük Köyü’nün geleceğini yalnızca birkaç yapının restorasyonu üzerinden değil; tarihi dokunun korunması, altyapının iyileştirilmesi, ulaşım ve trafik düzeninin oluşturulması, yaşayan nüfusun desteklenmesi, kültürel değerlerin korunması ve köyün sürdürülebilir turizm anlayışıyla geleceğe taşınması başlıklarıyla birlikte ele almamız gerektiğine inanıyoruz.
Yörük Köyü’nün kendi sınırlı imkânlarıyla bu yükü tek başına taşımasını beklemek doğru değildir.
LEYLA GENCER’İN BABA OCAĞI DESTEK BEKLİYOR
Yörük Köyü’nün dünyaya uzanan çok özel bir hikâyesi de bulunuyor.
İtalya’nın Milano kentinde hayata veda eden; “La Diva Turca”, “La Gencer” ve “La Regina” olarak ün kazanan, 20. yüzyılın önemli sopranolarından Leyla Gencer’in baba ocağı Yörük Köyü.
Köy meydanında Leyla Gencer’in büstü, hemen arkasında ise ailesine ait tarihi konak bulunuyor.
Yörük Köyü Vakfı’na bağışlanan bu konağın restore edilerek Leyla Gencer’in eşyalarının sergileneceği bir müze ve kültür alanına dönüştürülmesi hedefleniyor.
Ancak bu önemli kültür mirasının yeniden ayağa kaldırılması ve turizme kazandırılması için desteğe ihtiyaç bulunuyor.
Dünya opera tarihine adını yazdırmış bir sanatçının baba ocağının, onun yaşamını ve sanat mirasını gelecek kuşaklara anlatan nitelikli bir kültür mekânına dönüştürülmesinin yalnızca Yörük Köyü için değil, Safranbolu ve ülkemizin kültür turizmi açısından da önemli bir kazanım olacağına inanıyoruz.
Çünkü burada yalnızca bir konağı restore etmekten değil, bir dünya sanatçısının hikâyesini başladığı topraklarda yeniden görünür kılmaktan söz ediyoruz.
YÖRÜK KÖYÜ İÇİN ORTAK İRADEYE İHTİYAÇ VAR
Yörük Köyü’nün BM Turizm Örgütü’nün En İyi Turizm Köyleri İyileştirme Programı içerisinde yer alması, köyümüzün sahip olduğu potansiyelin uluslararası ölçekte de karşılık bulduğunu göstermesi açısından son derece kıymetlidir.
26 Eylül 2026 tarihinde gerçekleştirilecek “Anadolu Sofraları: Yörük Kültürü ve Belleği” etkinliğini de Yörük kültürünün yaşatılması, tanıtılması ve köyümüzün yeniden gündeme taşınması açısından önemli bir fırsat olarak görüyoruz.
Ancak Yörük Köyü’nün geleceğini tek bir etkinliğe, tek bir projeye veya tek bir kuruma bırakmamalıyız.
Kültür ve Turizm Bakanlığımızın, Valiliğimizin, yerel yönetimlerimizin, ilgili kamu kurumlarımızın, üniversitemizin, sivil toplum kuruluşlarımızın, iş dünyamızın, turizm sektörünün ve Yörük Köyü sakinlerinin ortak bir iradeyle hareket etmesine ihtiyaç olduğuna inanıyoruz.
Leyla Gencer’in aile konağının yeniden ayağa kaldırılmasından tarihi yapıların korunmasına, altyapıdan trafik ve ulaşım düzenine kadar Yörük Köyü’nün ihtiyaçlarının bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini düşünüyoruz.
SAFTİD olarak Safranbolu turizmine yalnızca turizm işletmeleri perspektifinden bakmıyoruz.
Safranbolu’nun tarihi yapıları, köyleri, zanaatkârları, gastronomisi, kültürü ve insan hikâyeleri bu destinasyonun ayrılmaz parçalarıdır.
Bu nedenle sorunları yalnızca gündeme taşımayı değil; yerinde görmeyi, dinlemeyi, ilgili tarafları bir araya getirmeyi ve çözümün parçası olmayı önemsiyoruz.
Yörük Köyü ziyaretimiz sırasında bir kez daha gördük ki;
Bu eşsiz miras kendi kaderine bırakılamayacak kadar kıymetli.
SAFTİD olarak Yörük Köyü’nün sorunlarının ve sahip olduğu değerlerin görünür kılınmasına katkı sunmaya, ilgili kurumlarımızla iş birliği içerisinde çalışmaya ve çözüm odaklı her girişimin içerisinde yer almaya hazırız.
Yörük Köyü sadece korunmamalı, yaşatılmalı.
Çünkü sahip olduğumuz miras yalnızca geçmişimiz değil, geleceğimizdir.
Safranbolu Turizm İşletmecileri Derneği (SAFTİD)



