Bir sendika yöneticisinin toplumun ortak değerlerine bu kadar kolay dil uzatması kabul edilemez
Cumhuriyet Halk Partisi(CHP) Karabük Merkez İlçe Başkanı Ali Yavuz, yayınladığı basın bildirisinde Sağlık-Sen yöneticisi olduğu belirtilen bir kişinin Atatürk hakkında kullandığı sözlere sert tepki verdi. Bir sendika yöneticisinin toplumun ortak değerlerine bu kadar kolay dil uzatmasının kabul edilemeyeceğini belirten başkan Yavuz, şu açıklamayı yaptı: “Son günlerde Karabük Sağlık-Sen yöneticisi olduğu belirtilen bir kişinin Mustafa Kemal Atatürk hakkında kullandığı sözler kamuoyuna yansıdı. Atatürk’e “İslam düşmanı” demek sadece ağır bir itham değildir; aynı zamanda tarihi bilmemek ve gerçeği çarpıtmaktır. Açık konuşalım. Bu milletin kurucusuna dil uzatmak kolaydır. Ama tarih konuştuğunda o sözler havada kalır. Mustafa Kemal Atatürk, dini yok sayan bir lider değildir. Tam tersine dini siyasetin istismarından korumaya çalışan bir devlet adamıdır. “Din lüzumlu bir müessesedir” sözü ona aittir. Kur’an’ın Türkçe meal ve tefsir çalışmalarını başlatan da odur, Diyanet İşleri Başkanlığı’nı kurduran da.
Dahası; Eskişehir’in Mihalıççık ilçesinde işgal sırasında yakılan Cami-i Kebir’in yeniden inşasına Atatürk’ün kendi cebinden katkı sağladığına dair bilgiler basına ve tarih çalışmalarına yansımıştır.
Kaynak: Yenicağ Gazetesi – “İşte Atatürk’ün kendi parasıyla inşa ettirdiği cami”.
Şimdi soruyorum:
Kendi parasıyla cami yaptıran bir lidere “İslam düşmanı” demek hangi vicdana sığar?
Hangi bilgiye dayanır?
Üstelik Ramazan ayındayız.
Ramazan, iftiradan kaçınmanın, dilimizi ve kalbimizi temiz tutmanın ayıdır.
Bir Müslüman, hele ki bu mübarek ayda, bir insan hakkında böylesine ağır bir iftirayı nasıl dillendirir?
Allah ile kul arasına sen hangi sıfatla giriyorsun?
Bir insanın inancını sorgulamak sana mı kaldı?
Bu millet hem Müslümandır hem Cumhuriyetçidir.
Bu iki değeri birbirine düşman gibi göstermeye çalışanlar bu toplumu tanımıyor demektir.
Bir sendika yöneticisinin toplumun ortak değerlerine bu kadar kolay dil uzatması kabul edilemez.
Eleştiri yapılır, fikir söylenir; ama hakaret ve iftira başka bir şeydir.
Eğer yüreği varsa, söylediklerini Karabük halkının karşısında açıkça savunsun.
Belgelerle konuşsun.
Tarihle yüzleşsin.
Çünkü bu memlekette Atatürk’e dil uzatmak kolay değildir.
Bu millet, kurtuluşunun mimarını da bilir, tarihini de bilir.”